Close

Şüphe ve korku

Psikolojide şüpheye-kuşkuya paranoya; korkuya da anksiyete diyoruz. Şüphe arttıkça korku da artmaktadır. Günlük hayat içinde bu ilişkinin geçerli olduğunu söyleyebiliriz. Sınavdan kalacağından kuşkulanan bir öğrencinin korkusu artacaktır. Veya yakalanacağını bilen bir suçlunun da korkusu bu oranda artacaktır. Kuşku-şüphe geleceğe yönelik iken korku halihazırda-şimdi yaşanmaktadır. Anksiyeteli kişilerin daha şüpheci olduğunu söyleyebiliriz. Hayat öyle bir şey ki çoğu zaman bile en kötü ihtimaller karşımıza çıkabilmektedir. Hal böyle olunca şüpheci kişiler çoğu zaman haklı çıkmaktadır. Sağlam akıl ve muhakeme burada hüküm vermelidir. Eğer kuşkuda dengeyi sağlayamazsak kendimize ve şüphelendiğimiz kişilere zarar veririz. Fazla şüphe hastalığa ve insanlarla aramızın bozulmasına yol açarken, az şüphe de zarar görmemize ve kandırılmamıza yol açabilir.

Bir insan düşünelim ilk kez karşılaşıyoruz. Bundan sonra beraber çalışacağız. Bizim önceki yaşantılarımız ona güvenip güvenmeme konusunda bir fikir verir. Eğer kişilik yapımız insanların güvenilir olduğunu kabul ediyorsa o insanla ilişkilerimizi ona göre ayarlarız. Sırlarımızı veririz. Beraber iş yaparız. Alış veriş yapabiliriz. Bu süre içerisinde aslında o nasıl bir insan olduğuna dair ipuçları vermiştir. Bu ipuçları onun zekası, geçmiş yaşantıları, aile yapısı, büyüdüğü ortam ve kişilik yapı gibi çeşitli faktörlere göre değişebilir. Biz ne oranda onu yakalayabilirsek ve doğru yorumlayabilirsek vereceğimiz kararlar ona göre şekillenir. Ortaklığımızı arttırabiliriz ya da erkenden kesebiliriz. Nicelerimiz “eyvah kandırıldık” diyoruz. Aslında birden değil yavaş yavaş kandırılmışız.

Bazen karşıdaki aşırı şüpheci ve korkak olabilir. Biz öyle olmadığımız için daha rahat davranabiliriz. Ama o bizi kaydetmiş olabilir. En küçük bir sözümüz, masum bir davranışımızı daha sonra bizim aleyhimize kullanabilir. Ya nerden geldi bu adam başımızın belası diyebiliriz. Anamızdan emdiğimiz sütü burnumuzdan getirebilir. Bizim psikolojimizi bozabilir. Ama emin olun a adam da hastadır. En küçük bir olayı düşmanca yorumlayan buna göre her harekete kötü manalar yükleyen adam huzurlu değildir.

Bizim de bu tür olaylardan çıkaracağımız ders temkinli olmaktır. Hayatta en kötü ihtimaller nadir de olsa başımıza gelmektedir. Önemli kararları alırken bu ihtimalleri de düşünmek gerekebilir. Sağlıklı bir akıl burada bize yardımcı olabilir. Deliller aklın rehberi olmalı. Kuşku ile çıktığımız yolda deliller fener gibi bize yol göstermeli yoksa karanlıkta yol almak bize zarar verir. Hem psikolojimizi bozar hem de işlerimizi aksatır.

 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *