Close

Millet psikolojisi

Bireyler/ kişiler ne kadar sağlıklı düşüncelere sahipse o oranda psikolojik açıdan sağlıklıdır diyebiliriz. Peki, sağlıklı düşünce kavramı ne anlama geliyor. Bize başvuran bireyler daha çok şikâyetleri için başvurdukları için biz sağlıksız düşünce üzerinden bu meseleyi açıklamaya çalışalım. Psikoloji ilminde kişiyi hasta eden sağlıksız düşüncelerdir. Bu hüküm genel bir kaidedir ve tartışılabilir. Sağlıksız düşünce işlevsiz (iş görmeyen, işe yaramaz) olarak tanımlanmaktadır. Aslında iş görmüyor dedik ama dedik ya insanı hasta ediyor. Belki hastalıklı düşünce yapısı da denebilir. Bu iş görmeyen özellikleri neler? En belirgin özellikleri gerçekle çok uyumlu olmamaları, kanıta delile dayanmamaları, daha çok olumsuz duyguya/duygulara dayanmalarıdır. Bu düşüncelerin karı-zararı değerlendirilecek olursa zararının çok fazla olduğu görülecektir. Kişi bazen bu düşüncelerin farkında olsa da daha çok farkında değildir. Zaten farkına varmaya başladığında iyileşmeye de başlıyor. Sonra bu düşünceleri biz terapide çeşitli yöntemlerle değiştirmeye çalışıyoruz. Bu arada kullandığımız yöntemlerden birisine sokratik yöntemler diyoruz. Sokratın soru sorma tarzı kullanılıyor. Zaten diğer yöntemlerde hep batılıların bulduğu yöntemler. Ve işe yaradığını herhalde bütün psikoloji dünyası kabul etmektedir. Zaten bahsettiğim yaklaşımı bulan yine bir Amerikalı (Aeron T. Beck). Bilim dünyasında bu devrim da olarak adlandırılmaktadır. Zaten psikoloji biliminin kurucusu Sigmund Freud kabul edilmektedir. Yani birçok şeyi olduğu gibi psikolojik keşifleri de yine batılılar yapıyor. Onlar psikolojiyi de bizden daha iyi biliyor.

Millet psikolojisi de birey psikolojisine benzetilebilir. Milleti oluşturan fertlerin düşünceleri ne kadar işlevsiz ise o toplum o oranda psikoloji ilmi açısından hasta kabul edilebilir. Psikoloji deyip geçmeyin demeye gerek var mı? Daha önceki bir yazıda psikolojinin kişilik anlamın geldiğini söylemiştik. Yani psikoloji kişinin ta kendisi olduğu gibi milletin de kendisidir. Bir milleti anlamak istiyorsan psikolojisine bak. Nasıl düşündüğüne, nasıl davrandığına ve ne hissettiklerine bak. Şu anda baskın duygumuzun korku ve öfke, baskın düşüncemizin şüphecilik ve düşmanlık, baskın davranışımızın da sinirlilik ve agresiflik olduğunu söyleyebiliriz. Tedavi edilmeye ihtiyacımızın olduğu açıktır. Bu hal bizi aynı zamanda mutsuz ve huzursuz etmektedir. Bu hal pişmanlıklara, geri dönüşü zor olabilecek neticelere götürebilir.

Bu teorik/farazi önkabulde (bunun doğru olduğunu kabul edersek) nasıl düzelebiliriz? Kişinin değişmesi düşüncelerinin değişmesine bağlıdır. Daha önce doğru bildiği doğruları bir test etmesi gerekir. Doğru mu, değil mi? Doğru ise ne kadar doğru? Referans biz mesleki açıdan dış gerçekleri kullanıyoruz. Bilim adamı gibi bir şey söylediğinde bunun doğruluğu geçerliliği desteklenmeli. Mahkeme heyetini ikna etmeye çalışmak gibi hem kendini ifade etmen gerekir hem de söylediklerini desteklemen gerekir. Kanıta dayanmadan ben böyle düşünüyorum, böyle hissediyorum dersen ancak kendini komik duruma düşürürsün. Sağlıklı olmayan düşünceler kişiyi diğer insanlardan toplumdan uzaklaştırdığı gibi işe yaramaz düşünceler de toplumu reel dünyadan uzaklaştırır. Çalışma performansını olumsuz etkiler, ekonomisini olumsuz etkiler. Sağlıklı olmayan düşünceler aynı zamanda katıdır. Başka fikirlerin doğru olabileceğine inanmaz. Değişime kapalıdır. Fakat değişmezse yeni fikirlere açık olmazsa kaybeden yine kendisi olur. İntihar da bu işe yaramaz düşüncelerin ürünüdür.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *